Sistemleri En Dipten Öğrendiğim Yer

Ericsson'da prepaid ücretlendirme tarafında 7/24 destekle başladım. Bu şu demek: bir sistem gecenin üçünde bozulduğunda uyanan kişi sensin, ve sabaha kadar "neden bozuldu" sorusunun cevabını bulman gerekiyor. Kimse sana mimari şema vermiyor; logların içinde dolaşıp sistemin gerçekte nasıl çalıştığını kendin çıkarıyorsun.

Bir süre sonra arızayı beklemek yerine önceden yakalamak için alarm izleme scriptleri yazdım. O günlerin bana bıraktığı asıl şey teknik bilgi değil, bir refleks oldu: bir şey garip davranıyorsa, altında hep anlaşılabilir bir sebep vardır.

Bugün bir geliştirici "bu iş zor" dediğinde neyi kastettiğini anlayabiliyorsam, sebebi o nöbetler.

Sonra Soruyu Sorma Sırası Bana Geldi

2015'te iş analizi ve proje tarafına geçtim — Turkcell projelerinde test süreçleri, verifikasyon, paket kurguları. Burada başka bir şey öğrendim: bir sistemin nasıl çalıştığını bilmek, ne yapması gerektiğini bilmekle aynı şey değil.

İhtiyacı yanlış anlamanın faturası hep aynı yere çıkıyordu: teslimattan sonra fark edilen bir gereksinim hatası, baştan sorulacak tek bir sorudan çok daha pahalı. Doğru soruyu doğru zamanda sormak, o zamandan beri işimin merkezinde.

2017'den beri Turkcell'de Product Owner & Expert Analyst'im. Kamu ihalelerinden hukuk süreçlerine kadar, yıllardır "böyle yapılıyor" diye yürüyen işleri söküp yeniden kuruyorum — dün RPA ile, bugün yapay zeka modülleriyle. Tarih tarih hepsi CV'de.

Neden Hem Tanımlayan Hem Kuran Taraftayım

Bir ürünü tarif etmekle onu kurmak arasında bir mesafe var. Yıllarca o mesafenin bir tarafında durdum: kapsamı yazıyor, tahminleri dinliyor, sonucu bekliyordum. Bir noktada merak ettim — aynı işi baştan sona kendim yapsam ne olurdu?

Boş vakitlerimde yapmaya başladım. Kapsam kararını veriyor, veri modelini kuruyor, kodu yapay zeka eşliğinde yazıyorum. Ortaya bir umre acentesi için canlıda çalışan bir web platformu, Türkçe konuşan bir sağlık koçu, beş markalı bir danışma platformu ve birkaç uygulama daha çıktı. Hepsi Projeler'de.

Bunun bana kazandırdığı şey yeni bir meslek değil, kalibrasyon oldu: bir işin neden uzun sürdüğünü artık kendi deneyimimden de biliyorum. Asıl işim hâlâ ürün sahipliği — ama artık "bu yapılabilir mi" sorusuna tahminle değil, denemiş biri olarak cevap veriyorum.

Neden Bu Site Böyle

Tek kare karikatür seviyorum — kısa, keskin, tek vuruşta anlatan şeyler. Bu sitenin tasarımı da oradan geliyor: her bölüm kendi çerçevesinde, altında kısa bir not ile. Aynı refleks ürün tarafında da işliyor: gereksiz her şeyi at, geriye anlamı bırak.

Sitenin 3B tarafı da aynı merakın ürünü. "Bir portföy gezilebilir olsa ne olurdu" diye başladı, Three.js ile sıfırdan bir adaya dönüştü. İstersen yürüyerek dolaşabilirsin — birkaç şaka da sakladım oralara.

İş Dışındaki Ben

Fırsat buldukça yola çıkıyorum; sırt çantasıyla, mümkün olduğunca sokak seviyesinde. On bir ülke ve Türkiye'de epey il gördüm — ama gezdiğim en güzel yer sorusunun cevabı tartışmasız Mekke ve Medine. Sebebi manzara değil; orada insanın acelesi kapıda kalıyor.

Gerisi karikatür, uzun soluklu diziler, arada bir oyun ve maç günü Fenerbahçe. Hepsi hobiler sayfasında — orada iş tarafını tamamen bırakıyorum.

// Bu sayfayı üç kez yeniden yazdım. Kapsamı daraltmak burada da işe yaradı.

Hikâyenin devamını konuşalım

Kıdemli Product Owner rolleri, ürün danışmanlığı, ya da "bunu yapay zekayla kurabilir miyiz" sorusu — üçü de aynı adrese yazılır.